Pek çok insanın yalnız olmasının ya da sağlıksız ilişkiler içinde olmasının tek bir sebebi var: Kendilerini sevmemesi.

Burada pek tabi bencilce, egoistçe bir sevgiden bahsetmiyoruz. Burada kendimizi tüm boyutları ve tüm halleri ile kabul etmeyi ve hayat ilerlerken değişmeyi, dönüşmeyi kabul edebilmeyi de kastediyoruz.

Çoğu insan şu soruyu soruyor..

“Doğru ilişkiyi nasıl hayatıma çekebilirim?”

Bu soruyu soran insanlar ya sağlıksız ilişkiler içinde bulunmuş, ya hayalkırıklıkları yaşamış ya da tamamen umudu kesmiş olan kimseler.. Arıyorlar, düşünüyorlar ama en derindeki o ihtiyaçları hep eksik, hep gerçekleştirilmemiş bir arzuları var. Aşkı, sevgiyi, tutkuyu, huzuru, keyfi arıyorlar ama bir yeri göremiyorlar. Denemiyor değiller ya da şimdiye kadar yaşamış olduklarında bir hata da yok.. Denedikleri yöntemler de yanlış değil esasen. Ama içeride, çok derinde yoğun bir sevgisizlik içindeler. Ve bu sevgisizlik herşeyin gidişatını belirliyor.

İlişkilerdeki Huzursuzluk ve Memnuniyetsizliklerin Sebebi..

Siz de becerikli, akıllı, hoş görünümlü ve nazik bekarlardan biriyseniz, eminim ki sizin de derinlerde bir yerde sevmediğiniz bir taraflarınız var. Bu sayfadan ayrılmadan evvel en azından şunu aklınıza lütfen yazın: hayatınızda istediğiniz sevgiye ve ilişkiye şu anda sahip değilseniz, bunun tek sebebi bir ya da birden fazla tarafınızı, parçanızı sevmiyor olmanız.

Sevmediğiniz tarafınız pek çok şey olabilir ya da tek birşey olabilir: Takıntılarınız, huysuzluğunuz, vücudunuzun bir kısmı, endişeli ruh haliniz.. Çabuk kızan tarafınızı sevmiyor olabilirsiniz ya da utangaçlığınızı, garipliğinizi.. Bunları içten içe sevmiyor olabilirsiniz. Ya da geçmişten gelen bazı yaşanmışlıklarınızı sevmiyor olabilirsiniz. Hatta “sevgi gen”ine sahip olmadığınızı bile iddia ediyor olabilirsiniz. Oysa herkes sevgi gen’ine sahiptir..!

Öz-sevgi eksikliği doğru kişileri hayatınıza çekmenizi önler…

Kendimizi tamamen, derinden, gerçekten sevemediğimizde, bir başkasının bunu bizim yerimize yapmasını isteriz… Bu sayede o sevmediğimiz tarafın sevilmesini umarız. Kendimize vermediğimiz sevgiyi o versin isteriz. Bu büyük bir yanılgı ve daha kötü sonuçlar doğurur. Hayat, daima sevgisizliğimizi yüzümüze vuracaktır. Özsevgi eksikliği insanları bizden uzaklaştırmaz ama kendimiz gibi kendisini tam sevmeyen insanları karşımıza çıkartır.

 

Kendi içimizde, sevgiye layık olmadığımıza inandığımız için aslında sürekli o güzel ilişkiyi itiyor oluruz.

Kendi kuyruğunu kovalayan bir köpek gibidir halimiz. ilişkinin peşinden koşarız ama asla yakalayamayız. Kendi sevgisizliğimizin üzerine bir de karşımızdakinin bizi sevmeyişi eklenir ve işler sevimsizleşir.

Kendinizi tüm halinizle, iyi/kötü tüm yanlarınızla sevdiğinizde, kendiniz gibi kendisini seven insanlarla karşılaşırsınız. İşte büyü burada başlar. Partnerlik ilişkisi bu durumda yavaş yavaş sevgiye doğru derinleşebilir.

 

Kendini sevmek her gün yapılacak bir pratiktir.. 

Kendimizi sevmeyi, kabul etmeyi her gün yapmamız gereken, tekrar etmemiz gereken bir ders gibi görmeliyiz. kendimizi derinden kabul etmek, sağlıklı ilişkiler kurmak için şarttır.

Senelerimizi, gizli kalmış yerlerimizi sevmeyerek geçiririz. Ne zamanki onları kucaklamayı seçeriz, işte o zaman muazzam değişiklikler gerçekleşir. Ve bunlar çok hızlı olur.

kendinizi sevme pratikleri yapın, kendi kendinize tekrar edin. huylarınızı, geçmişinizi, yaptıklarınızı, yapmadıklarınızı, yapmak istediklerinizi, herşeyinizi sevin ve benimseyin, kabul edin. Ancak o zaman güzel ilişkiler kurabilirsiniz.

PINAR TAŞKIN


BU YAZI İLGİNİZİ ÇEKTİ Mİ? O HALDE OKUMAYA DEVAM↓

  • Yaşamak mı, Yaşayanları seyretmek mi?

Yaşamak mı, Yaşayanları seyretmek mi?

Birileri tasarlamış olmalı bizleri..

Kendi kendimize var olacak değiliz […]

  • Rüyalardaki Duygular Neye İşaret Ediyor

Rüyalardaki Duygular Neye İşaret Ediyor?

Hepimizin hayatında, sabah uyanır uyanmaz “Çok mutlu uyandım” […]

  • Rüya Sembolleriniz Size Ne Mesaj Veriyor

Rüyanızdaki Semboller Size Ne Mesaj Veriyor?

Rüyalar neden kelimeler yerine görüntü olarak ortaya çıkar?
Çünkü […]

  • Değişim ve Konfor Alanı

Değişim ve Konfor Alanı

Hepimizin aşağı yukarı içerisinde yüzdüğü bir konfor alanı […]

  • IMG-20180701-WA0000

Şeffaşlaştır Yüreğini

Kendine yüklediğin bilgiler kölen mi, yoksa kölesi misin […]

  • Rüyalarınızın Bilgeliği Gerçeğinizi Yaratsın

Rüyalarınızın Bilgeliği Gerçeğinizi Yaratsın

Hayat yolunda ilerlerken bilemediğimiz pek çok yollardan geçeriz.
İlerleyebilmek, […]

  • Yoğun Duygularınızı Kontrol Etmek için 5 Etkili Yöntem

Yoğun Duygularınızı Kontrol Etmek için 5 Etkili Yöntem

Hepimiz zaman zaman yoğun duygular hissedebiliriz. Bu normaldir, […]

  • 2018 Gezegen Retroları ve Etkileri

2018 Gezegen Retroları ve Etkileri

2018’deki gezegen retrolarına ve bize olan etkilerine kısa […]

  • Sık Görülen Hastalıkların Zihinsel Sebepleri

Sık Görülen Hastalıkların Zihinsel Sebepleri

Merhabalar.. Daha evvelden hastalıkların zihinsel sebepleri ile ilgili […]

  • bana giden yool

Bana Giden Yol

Sahi ne kadar tanıyoruz kendimizi ? Biz kimiz? […]

  • Düşlerinizi Takipte Kalın

Düşlerinizi Takipte Kalın!

Rüya Zamanı…

“Aborjinler, iki çeşit zamana inanırlar. İki paralel […]

  • İlk İzlenimin İkincisi Yoktur

İlk İzlenimin İkincisi Yoktur

İnsan, ilk kez gördüğü bir insanın, iyi ya […]

  • mutluluk

Mutluluk

Aristo’ya göre mutluluk insan yaşamının biricik amacıdır. Hayatımız […]

  • Kendini Bilmek Hakkında

Kendini Bilmek Hakkında

Ve bir adam söz aldı. Bize, kendini bilmekten […]

  • Acı Nedir

Acı Nedir?

Acı üstüne.. Halil Cibran’dan:

“Bir kadın konuştu. Bize acıdan […]

  • Halil Cibran dan- İnci

Halil Cibran’dan: İnci

İstiridye komşusuna, “içimde yüreğimi daraltan büyük bir acı […]