Gözlerini kapatıp bir an sessizce oturdu.

Rüzgarın, ağaçların yaprakları arasından geçerken çıkardığı o yumuşacık sesi dinliyordu. O arada rüzgar onun da tenine dokunuyor ve bedenindeki incecik tüyleri tatlı tatlı ürpertiyordu.

İşte yeniden çocukluğunun geçtiği bu topraklardaydı. Kayalar dik ve kıraç yamaçlar oluşturur ve tüm bu kayalıkların arasında toprak yemyeşil bir vadi gibi uzanırdı. Çok çeşitli ağaçların yaşadığı, toprağın, rüzgarın, güneşin ve yağmurun bu her türden ağacı sevgiyle beslediği bir yerdeydi.

Kaç yıl olmuştu buralara gelmeyeli? Tatlı bir gülümseyiş yüzüne yayılıverdi. Anılar gözlerinin önünden geçivermişti birden, rüzgara karışarak. O küçücük anın içinde öyle çok şey anımsamıştı ki..

Yaşlılar, gençler, çocuklar cıvıl cıvıldı bir zamanlar buralar. Şimdi yaşlılar ölmüş, gençler yaşlanmış, çocuklar büyümüştü ve şimdi o ölüyordu..

Oysa çayırlar hala yemyeşildi, yağmur yeni yağmış gibi taze kokuyordu toprak. Aynı eskiden, o günlerde olduğu gibiydi, hiçbir şey değişmemiş gibiydi maviliğinde gökyüzünün.

Ama o şimdi ölüyordu.

Sahi neydi ki ölmek? Ya da yaşamak neydi?

Çok zamanı olacaktı artık bunları düşünmek için. Bütün gün sadece yürüyecek, oturup kitap falan okuyacak ve işte, dinlenecekti. Bedeni artık daha fazlasını yapmasına izin vermiyordu.

Buralardan ayrıldığında güçlü ve gençti. Her şey ama her şey onun için çok yakın ve kolay görünüyordu. Her şey ellerinin altında hatta avuçlarının içinde gibiydi. Her şey ama her şey çok mümkündü o zamanlar.

Yıllar geçtikçe yaptığı şeylere bakıyor ve yapabilirim dediklerinden birinin daha üzerini çiziyordu. Giderek üzerini çizdiği ‘yapabilirim’lerinin yapılmadan, yapılamadan geçip gittiğini görmeye başlamıştı. Avuçlarının içindeki hayatı parmaklarının arasından ufak ufak dökülüp gidiyor ve o hiçbir şey yapamıyordu. İşte o zamanlarda öğrenmişti yapabildikleri ile yetinmeyi.

‘Yapabildiklerimi en iyisi ile yaparım ben de’ diye geçirmişti içinden. Sanki yeryüzünde bir tek onun elleri varmış, sanki başka eller hiç işine karışamazmış gibi.

Şimdi gülüyordu o günlerine. Oysa ne çok uğraşmış, yıpranmış ve yorulmuştu o günlerde. Hatta hastalığı bile o günlerin yadigarı değil miydi?

Hastaydı, güçsüzdü ve ölüyordu.

‘Yaşadığım her şeyi başka türlü yaşayamaz mıydım?’ diye geçirdi içinden.

Başka türlü olamaz mıydı yani, gerçekten başka türlü yapamaz mıydı? Bir an duraladı.

‘Pişmanlık, pişmanlık mı bu? Yok canım daha neler. Sen pişman olacak insan mısın? Herkes olabilir de sen? Sen, biraz zor pişman olursun canım.’ dedi kendi kendine.

‘Hatırlamıyor musun, hatırlamıyor olamazsın; nasıl çırpınırdın herkes için en iyi olanı yapmaya. İncitmeden, incinmeden yaşamaya. Her seferinde derdin ki; yüreğim rahat, içim huzurlu. Şu anda ölsem gözlerim açık gitmez derdin, demez miydin?’

Uzaktan yalçın kayaların arasından avcı bir kuş sesi duyuldu. Keskin. Bir kertenkele belki, hışırdayarak hızla geçiverdi, göremediği bir yerden.

Hayat tüm varlığıyla ve gücüyle varlığının devam ediyordu. Hızla sürüyordu. Bazen yükseliyor, bazen alçalıp yayılıyor, kimini alıp kimini veriyor ve devam ettiriyor, sürdürüyordu kendini.

‘Hayır’ dedi, ‘buna pişmanlık deyip çıkamazsın işin içinden. Öyle kolay değil. Kendinle hesaplaşmak mı istiyorsun, o halde; “ay çok pişmanımlar”la olmaz bu iş. Hadi çıkar ağzından baklayı. Nedir içinde duran acı ve nedir kaynağı? Hadi bunu anla bakalım kolaysa’ dedi, biraz da kendine kızarak.

Evet son zamanlarda kızıyordu kendine. Hem de çok kızıyordu da itiraf edemiyordu bunu.

İnsanın kendine kızgın olması çok can sıkıcı bir şey, arada öfkeyle patlamasına neden oluyor. O da son zamanlarda olmadık şeylere parlıyor, bağırıp azarlıyordu etrafındaki insanları. Yaşlanınca böyle oluyor, kaldıramıyor insan artık gürültüyü ve saire falan.

‘Yaşlandıkça yapamadıklarım, yapmadıklarım için daha mı çok kızıyorum kendime nedir?’ dedi.‘Evet, evet yaşlanınca neden onu öyle, bunu böyle yaptım diyor, kızıyor işte kendine insan. Gerçi artık ne fayda, amaan boşver. Boşveer gitsin’ dedi.

Ölüyordu. Yapmış yapmamış ne anlamı vardı ki! Ölüyordu işte. Basit, sade, yalın. Bu kadar. Yine de ‘Keşke’ diye geçti içinden, ‘ keşke buralardan hiç gitmeseydim.’

Tuhaf çünkü onun yaşamaktaki tek sebebi gibiydi o zamanlar, buralardan gitme düşüncesi. Gülümsedi yine.

‘Boşver.’

Ağaçlar uzun boylarının üzerindeki yeşil yaprakları ile bir türkü tutturmuş, salınıyorlardı rüzgarda.

Yazan: BEGONVİL

BU YAZI İLGİNİZİ ÇEKTİ Mİ? O HALDE OKUMAYA DEVAM↓

  • kokler

Yeter

Köklerimiz dedi, köklerimiz birbirine değmeli. Ağaçlara benzemeliyiz, ağaçlara […]

  • keske_2

Keşke…

Gözlerini kapatıp bir an sessizce oturdu.
Rüzgarın, ağaçların yaprakları […]

  • gunaydin_sevgilim

GÜNAYDIN SEVGİLİM

Günaydın sevgilim. Güzel bir sabah. Çay demlenmek üzere, […]

  • 8ced64d769ad1669293c98fe5be58067

YENİ BİR SAYFA AÇMAK

Yeni bir sayfa açıyordu. Tüm yaşanmışlıkların içinden ve […]

  • Shell with a pearl on a sea sand.

SON İNCİ TANESİ

‘Yo’ dedi, ‘doğru yaptım. Her yapış kendi halini […]

  • tapinak

TAPINAK

Tapınak – kubbeleri, oymaları, işlemeleri ile bir tapınak […]

  • masal

MASAL

Bir varmış, bir yokmuş; varken varlığı, yokken yokluğu […]

  • Suçluluk Duygusunu Bırakmak

Suçluluk Duygusunu Bırakmak

Suçluluk duygusu sorunlarımızı çözme yolunda karşımıza çıkan en […]

  • lusid ruya nedir

Lusid Rüya nedir?

Lusid rüya, rüya sırasında rüya gördüğümüzden haberimizin olmasıdır. […]

  • joker-deli

DELİ

Farklı olan her zaman garip görünür ve yadırganır. […]

  • Yaşamak mı, Yaşayanları seyretmek mi?

Yaşamak mı, Yaşayanları seyretmek mi?

Birileri tasarlamış olmalı bizleri..

Kendi kendimize var olacak değiliz […]

  • Rüyalardaki Duygular Neye İşaret Ediyor

Rüyalardaki Duygular Neye İşaret Ediyor?

Hepimizin hayatında, sabah uyanır uyanmaz “Çok mutlu uyandım” […]

  • Rüya Sembolleriniz Size Ne Mesaj Veriyor

Rüyanızdaki Semboller Size Ne Mesaj Veriyor?

Rüyalar neden kelimeler yerine görüntü olarak ortaya çıkar?
Çünkü […]

  • Değişim ve Konfor Alanı

Değişim ve Konfor Alanı

Hepimizin aşağı yukarı içerisinde yüzdüğü bir konfor alanı […]

  • IMG-20180701-WA0000

Şeffaşlaştır Yüreğini

Kendine yüklediğin bilgiler kölen mi, yoksa kölesi misin […]

  • Rüyalarınızın Bilgeliği Gerçeğinizi Yaratsın

Rüyalarınızın Bilgeliği Gerçeğinizi Yaratsın

Hayat yolunda ilerlerken bilemediğimiz pek çok yollardan geçeriz.
İlerleyebilmek, […]