Köklerimiz dedi, köklerimiz birbirine değmeli. Ağaçlara benzemeliyiz, ağaçlara benzemeyi istemeliyiz. Onlar, neredeyse en eski varlığı bu gezegenin. Öğrenmeliyiz onlardan, anlamalıyız yaşamayı. Öyle değil mi, bana katılmıyor musunuz?

Heyecanla konuşuyor, anlatıyor, anlatıyor, anlattıkça daha çok anlatmak, daha çok şey söylemek istiyordu. Coşkusundan yanakları kızarmış, gözleri alev almışcasına parlamıştı.

Anlatıyordu.

Dinleyenler arasında yaşı geçkin olanların sayısı daha fazlaydı. Gençler konuşulanları, anlatılanları dinlemek yerine yaşamak, yapmak istercesine orada değillerdi. Gittikleri, gezdikleri yerlerde yaşamın ne kadar var olduğu, ne kadar kendini doğrudan anlatabildiği çok da belli değildi aslında ama gençler eğlenmek, gülmek, dans etmek, şarkılar söyleyip haykırabilmek istiyorlardı.

O da gençti, gençti, gencecikti. Onun da şarkıları vardı, haykırışları vardı. O da yaşıtlarına benziyordu. Çok benziyordu hatta.

Onlardan tek farkı; o, ağaçları biliyordu. İnce, uzun akan bir derenin yanında kuruluydu köyleri. Suyun sesini, ağaçların onunla söyleşisini dinlerdi çocukluğundan beri.

Köklerini görürdü ağaçların, topraktan çıkan kıvrımlarında. Bazen fırtınalar olur, dere taşar, sürüklerdi bazı ağaçları. Köklerini görürdü ve izlerdi onları büklümlerinde.

Sis basardı arada köylerini; ağaçlara bakardı sisin içinden, onlardan yayılan bir büyü kaplardı zihnini. Bu büyünün içinde ona sarıldıklarını hissederdi duman duman.

Seyrederdi yapraklarında damlacıklarla sessizce uzanışlarını sisin içinden, uzanıp dokunuşlarını ellerine, bulutlardaki çiğ taneciklerinin.

Gücünü bilirdi ağaçların ve bilirdi bu gücün köklerinden geldiğini. Çünkü o kökler, altında toprağın sarılırdı diğer ağaç köklerine. Birlikte beslenir, birlikte güçlenirlerdi en zayıfları ile beraber. Güçlenirdi ağaçlar.

Devrilen, zayıf kalanlar, köklerini diğerlerine uzatamamış olanlardı. Bilirdi bunu. Bilirdi çünkü görüyordu. Gördüklerini de anlatmak istiyordu. Herkes görsün, herkes bilsin istiyordu. Anlatıyor, anlatıyor, anlatıyordu.

Evine dönerken, yol boyu ne kadar yorgun olduğunu hisseti. Bu kadar çaba onu yoruyordu. Sadece başlarını sallayarak onaylıyor ve hemen sonrasında başka bir konuya geçiyordu insanlar.

Yoruluyordu.

Derenin kenarında, geniş gövdesi olan büyük bir söğüdün altına oturup, güvenle sırtını yasladı ona.

Off dedi off söğüt ağacı, off. Dinlemiyorlar, dinleseler de anlamıyorlar ki, çok yoruldum, çok, dedi, sızlanarak.

Söğüt rüzgarda sallanır gibi hışırtılarla cevap verdi ona. Sıcak, sakin, anlayışlı ve şefkat dolu bir söyleyişi vardı.

Elbette dinlemeyecekler. Elbette dinleseler de bilmeyecekler. Bu mu senin kederin, bu mu senin yorgun umudun? dedi.

Gülümser gibiydi, okşar gibiydi saçlarını. Öyle hissettirmişti.

Gözleri dolu dolu dokundu gövdesine ağacın; evet dedi.

Devam etti söğüt ağacı sözlerine;

O kadar uzun zamandır duruyorum ki burada, neler neler gördü dallarım, hatta kışları dökülen yapraklarım bile. Zor öğreniyor insanlar, zor anlıyorlar.

Yıllar önce daha fazlaydık bu derenin kenarında. Arkadaşlarım vardı güçlü, gücünden güç dağıtan, geniş gövdeli, büyük.

Arkadaşlarım vardı saçları suya değen. Suya rengini veren ve akışını yaprak yaprak titreten.

Onlar ölmedi biliyor musun. Kesildiler, eksiltildiler, ölmediler. Kökleri hala değiyor köklerime biliyor musun. Hepimiz, her birimiz bugün bile onlardan alıyor, onlara veriyoruz.  İnsanlar anlamıyor, bilmiyorlar.

Kökler ellerimiz, gözlerimizdir bizim. Kökler bağlar bizi dünyaya; toprakla sarmaş dolaş olur, dokunur gezegenin duygularına, dokunurken okur onun tüm sırlarını sonra bükülür, dolanır şöyle bir diğerine ve akıtır ne topladıysa topraktan, onun köklerine. Öyle bir alışveriş başlar ki o kıvrımlarda, toprak ağaç olur, ağaç da duygusu, sırları olur toprağın.

Bu da besindir biliyor musun, bu da besindir. Tohumlarımıza da yansır bu besin taşınır kuşak kuşak her meyvaya. Ağacı beslediği gibi besler insanı da.

Suya dokunuruz sonra ve çeker alırız suyla, onun gezip de topladığı bilgiyi, birikimi, hayatı. Su oluruz gövdemizde, yaprağımızda.

Sonra bir rüzgar eser, fısıldarız herkese, kimseyi ayırmadan, kayırmadan ne varsa bünyemize toplanan. Ne varsa, ne kadarsa, fısıldarız rüzgarla. Duyan duyar, duymayan geçip gider.

Üzülme ve yorma artık kendini.  Bak ağaçlara, çeşit çeşit ne kadar çok ve her yerde. Her yerde yıllardır dimdik duruyor, yıllardır anlatıyoruz. Hep anlatıyoruz, bazen rüzgar rüzgar, bazen yaprak yaprak, bazen tohum tohum. Anlatıyoruz.

Bazen keserlerken bizi, bazen alev alev yanarken anlatıyoruz. Zor öğreniyor insanlar, zor anlıyorlar.

Sen duydun ya benim sesimi, yeterli. Duyduğunu duymaya, bildiğini bilmeye ve tam da buna uygun yaşamaya, yapmaya devam et yeter.

Yeter.

Yazan: BEGONVİL

BU YAZI İLGİNİZİ ÇEKTİ Mİ? O HALDE OKUMAYA DEVAM↓

  • kokler

Yeter

Köklerimiz dedi, köklerimiz birbirine değmeli. Ağaçlara benzemeliyiz, ağaçlara […]

  • keske_2

Keşke…

Gözlerini kapatıp bir an sessizce oturdu.
Rüzgarın, ağaçların yaprakları […]

  • gunaydin_sevgilim

GÜNAYDIN SEVGİLİM

Günaydın sevgilim. Güzel bir sabah. Çay demlenmek üzere, […]

  • 8ced64d769ad1669293c98fe5be58067

YENİ BİR SAYFA AÇMAK

Yeni bir sayfa açıyordu. Tüm yaşanmışlıkların içinden ve […]

  • Shell with a pearl on a sea sand.

SON İNCİ TANESİ

‘Yo’ dedi, ‘doğru yaptım. Her yapış kendi halini […]

  • tapinak

TAPINAK

Tapınak – kubbeleri, oymaları, işlemeleri ile bir tapınak […]

  • masal

MASAL

Bir varmış, bir yokmuş; varken varlığı, yokken yokluğu […]

  • Suçluluk Duygusunu Bırakmak

Suçluluk Duygusunu Bırakmak

Suçluluk duygusu sorunlarımızı çözme yolunda karşımıza çıkan en […]

  • lusid ruya nedir

Lusid Rüya nedir?

Lusid rüya, rüya sırasında rüya gördüğümüzden haberimizin olmasıdır. […]

  • joker-deli

DELİ

Farklı olan her zaman garip görünür ve yadırganır. […]

  • Yaşamak mı, Yaşayanları seyretmek mi?

Yaşamak mı, Yaşayanları seyretmek mi?

Birileri tasarlamış olmalı bizleri..

Kendi kendimize var olacak değiliz […]

  • Rüyalardaki Duygular Neye İşaret Ediyor

Rüyalardaki Duygular Neye İşaret Ediyor?

Hepimizin hayatında, sabah uyanır uyanmaz “Çok mutlu uyandım” […]

  • Rüya Sembolleriniz Size Ne Mesaj Veriyor

Rüyanızdaki Semboller Size Ne Mesaj Veriyor?

Rüyalar neden kelimeler yerine görüntü olarak ortaya çıkar?
Çünkü […]

  • Değişim ve Konfor Alanı

Değişim ve Konfor Alanı

Hepimizin aşağı yukarı içerisinde yüzdüğü bir konfor alanı […]

  • IMG-20180701-WA0000

Şeffaşlaştır Yüreğini

Kendine yüklediğin bilgiler kölen mi, yoksa kölesi misin […]

  • Rüyalarınızın Bilgeliği Gerçeğinizi Yaratsın

Rüyalarınızın Bilgeliği Gerçeğinizi Yaratsın

Hayat yolunda ilerlerken bilemediğimiz pek çok yollardan geçeriz.
İlerleyebilmek, […]